Gelse de yar,ersem son vuslatıma

Posted in Şiirler etiketler ile , on Ocak 19, 2010 by qizem

Yok yardan gayri ,sebep bana
Yok istemem derdime başka deva
Yarin merhemidir ilaç yaralarıma
Gelse de yar,ersem son vuslatıma….

Yokluğudur içimdeki tek eza
Değmez gönlüme başka göz değmez haşa
Sevdaya tek bakıştır o, bakışlarımda
Gelse de yar,ersem son vuslatıma

Karışır dilimdeki tüm dularıma
Bir o vardır ,yaradan’a yakarışlarım da
Açtım ellerimi uzattım semaya
Gelse de yar,ersem son vuslatıma

Almışım yari can diyerek canıma
Bir tek onu koymuşum şu sol yanıma
Işığı veren bir tek yardır karanlıklarıma
Gelse de yar,ersem son vuslatıma

Yoksa yar,açmaz çiçekler baharlarıma
Karlar yağar da yağar tüm yazlarıma
Sıcaklığı vurur bütün ayazlarıma
Gelse de yar,ersem son vuslatıma

Bir aşk şarkısıdır o, yapışmış dudağıma
Sesi gelir hep nağme gibi kulağıma
Yağdırır yıldızları varsa,bir bir saçlarıma
Gelse de yar,ersem son vuslatıma

Yardır sebep bütün mutluluklarıma
Çıkmaz ki artık, bir kere girmiş ruhuma
Ver dese veririm canımı,düşünmem hiç, yar yoluna
Gelse de yar,ersem son vuslatıma

Selçuk Yöntem – Sis

Posted in Ünlü Şaiirler etiketler ile , on Ocak 9, 2010 by qizem

Bir-i Beni Bul[sun]

Posted in Aşka Dair etiketler ile on Ekim 29, 2009 by qizem


İncindiğim yerlerden acı bir gerçeklikle sarmalıyor düşkünlüğümü can yangınları.
Bir gece daha karanlığa dönüyor isyankar yüzsüzlüğünü.
Bir kalem daha tükeniyor kayıp.
Cesetlerini yaralarına basıyor bir er meydanı..

Kod:

Kayıt/sızı oynuyor bütün gölgeler..

Bir yürek mezata çıkarıyor en günahkar sızılarını.
Bedellerinin ödenmişlerini beş para etmez bir alfabeye takas ediyor.
Üç harfte susmayı öğreniyor kelam.
Ve sen bir sessizliğe “YAR” oluyorsun…

Yar! Bırakma bu nefesi kan kokan suskunluğu bana.
Bir yokuşluk mecali kaldı ümitlerimin.
Bölündükçe fazlalaşıyor sana adanmış asal sevdamın kahırları.
Her virgülde parçalanıyorum..
Ben parçalandıkça gri bir gürültü akıyor şakaklarımdan.

Ölüm kusan gazab vadilerinden geçiyorum.
Son bir umutla, belki açarsın diye, cansız düşüyorum canına..
Sığınmak istediğim tek yer zamandan ve mekandan ,
önüne düşmüş gözbebeklerin kefenini dikiyor satırları senli dualarımın..
Halbuki ne çok istemiştim kaldırabilmeyi, aramızdaki o perdeyi..

Kaç kimsesizlik tükendi bu katili firarsızlığın kararsızlığında.. ?
Her yalpalayışta yine sana değil miydi diz çökmelerim?
Beni her uğurlamanda kanıma hoş geldin diyen niyotin dişleri değil miydi gecenin?
Ne kadar daha uzak tutacaksın ellerine yapışmış balçık sıvalı serüvenini kalbimin?

Avuçlarından kaymalarımın cürmünü daha ne kadar taşıyacaksın boynunda?
Sana aralanan kapılarımdan is doluyor sana çaresizliğime.. Görmüyor musun?

Yar! yansın gece!..
Sana kavuşmayan yollar yok olsun!.
Madem yoksun, bütün katliamlar suçtur parmak izime.

Yar! Bu sevdayı kan bozardı ancak,
şimdi gözbebeklerime kadar kandayım.
bir bulut yetecek gök/yüzünden düşmeye.
Bütün şehir helak olacak. Sen ki yoksun…
kirpiklerim ki senin küllerinle kapanacak,
söktüm bil gözkapaklarımı bu şehrin sokaklarından.
Gök gürlemiş, yer çatlamış ne yazar..

Yar! He de kıyametini fitilleyeyim gecenin.
Varım de yok olsun senden gayrı ne varsa..
Ama eğer yoksan…

Kod:

Vakit terk-i diyar. Fikr-i firar..

Suskunum sana ve kendime anlatamadıklarıma..

Posted in Aşka Dair etiketler ile on Aralık 31, 2008 by qizem

Suskunum kendime ve sana anlatamadıklarıma,

Oysa bu sefer söylediklerin değildi yaralayan ruhumu..

Hayatın tüm renklerini ödünç aldığın yüzüne ve gözlerine bile bakmaya cesaret edemediğim, kaçak düşlerle yetiştirdiğim sevdamdı.. Çünkü gözlerin kayboluşu simgeliyordu benim için, çünkü hayatı ve seni sensizce izliyordum bir köşede insanların arasından..

Ve bir türlü karar veremiyordum, kır çiçekleri gibi ender,gökyüzündeki bir yıldız kadar çekici güzelliğinin nereden geldiğini..

Suskunum..

Oysa bu sefer farklı olmalıydı söylediklerim, Ne kadar çok isterdim bir bilsen,

Güzel kelimelerden bir buket yapıp,yağmurlarla yıkasam,gökkuşağına sarıp aşkımı katsam..

Ve birden çıksam karşına.

Üzgünüm.. Bu sefer farklı değildi söylediklerim.

Biliyorum ne diyeceğini,

Susmandan korkuyorum,

Seni görememekten,

Sesini duyamamaktan,

Suskunum sana ve kendime anlatamadıklarıma..

Oysa bu sefer Söylediklerin değil ruhumu yaralayan..

Suskunluğun…

Neden hayalimi çaldın ve vicdansız neden ?

Posted in Aşka Dair etiketler ile on Aralık 31, 2008 by qizem

En kötü zamanımda karşıma çıktın sen
Seni tanımadan önce ne hayalim vardı nede ümitlerim
Sen, yüreğimdeki yaraları iyileştirmek için gelmiştin
Ama nerden bileyim ki o yaraya merhem olmak yerine tuz basacağını
Ben seni seviyorum derken dilimle değil tüm yüreğimle sevmiştim
Sen ise bi anda girdin hayatıma
Birazda olsa mutlu ettin
Artık yaşamak için bi sebebim vardı
Hayallerim vardı
Hani o dediğin söz vardı ya “ben senin çocuğunu taşımak istiyorum aşkım “ diyisin vardı ya
Hala unutamıyorum o sözü
Ben seni çok sevmiştim
Yüreğimi kalbimi her şeyimi sana vermiştim
Sonumuz böle mi olacaktı be vefasız
Sen o güzel kalbime dünyamı yıkmak için mi gelmiştin

Ne oldu şimdi
Bu kadarmıydı sevgin aşkın
Sensiz nefes bile alamıyordum
Seni aramadan mesaj çekmeden duramıyordum
Sana ilgim sevgim ağır geliyordu kaldıramıyordun
Artık benden sıkılıyordun
Seni kayıp etme korkusuyla yaşıyordum hergün
Her gün allahıma nolur nolur onu benden ayırma diye yalvarıyordum
Şimdi işte her rüya gibi buda bitti güzel yüzlüm
Şimdi çok canım yanıyor güzel yüzlüm
Neden hayalimi çaldın ve vicdansız neden

Sitemim de sessizdir bilesin..

Posted in Aşka Dair etiketler ile on Aralık 31, 2008 by qizem

Çok tuhaf oldum sen gittiğinden beri..
Sürekli gülüyorum.. Umursamıyorum hiçbirşeyi.. Ben eski ben değilim artık..

Bazen de hiç olmadık yerde birden aklıma geliyorsu n..
Beynim uğulduyor sanki.. Eski günler geliyor aklıma.. Derken resmine bakmaktan alamıyorum kendimi. Açıyorum şarkımızın sesini sonuna kadar..Ha yatımın en kötü anı o an oluyor sonra.. Sanki karşımdasın.. Yine mi aşık oluyorum sana yoksa.. Hayır,olamaz…

İçim acıyor yine.. Ağlıyorum.. bir sana,bir de bana…

Resmin karşımda ya hani, sanki şarkıyı da sen söylüyorsun bana..Ne kadar komik değil mi? Gülüyorum kendime birden..
Sonra irkiliyor um aniden..
Etrafıma bakıyorum
Yoksun!..
Tuhaf…Hiç olmamıştın ki zaten.. Yokluğunu bile bile bakıyorum işte, sonbir ümitle..
Bakma sen bana, saçmalıyorum arada bir böyle
Gidişine sitem midir bilinmez!!
Belki de yokluğunun acısıdır bu çektiğim.. Hep ben çektim sen sakın çekmeyesin..
Yine yoksun yanımda..!
gidişin gibi…..


sitemim de sessizdir bilesin..

Ama sen benim doğrumdun!…

Posted in Aşka Dair etiketler ile on Aralık 31, 2008 by qizem

Sen bilir misin insan nasıl kendini unutur?Nasıl haykırmak ister de sesi bogazında düğüm olur.Konuşmak istersin konuşamazsın,kaçmak istersin kaçamazsın,hatta gözlerindeki yaşlar bitmiştir,ağlayamazsın…Sen bilir misin benzine su bulanmıs bir insan titrek,cılız bir kibritin aleviyle nasıl tutuşur nasıl sokaklara,evlere,hatta kendine bile sıgmaz olur?Düşünmek istersin düşünemezsin,unutmak istersin unutamazsın…Sen bilir misin,nasıl bir örümcek kemirir durur beynini?

Ey sevdiğim,ben de bilmezdim bir zamanlar hatta düşünmezdim bile bu kadar acımasız değildir derdim insanlar.

Ama oluyormus,ama öğretiliyormus insana.Yudum yudum ömründen çalıp,hayallerini,umutlarını,daha da ötesi kendini bile unutabiliyormuş insan.Haykırıyor,isyan ediyorum bazen kendime ama elden ne gelir bütün dertler,acılar yine benimle.Olsun diyorum varsın bu da olsun alışırım diyorum,işte bu arada bir mermi daha vuruluyor beynime.Olmuyormuş güzelim,alışılmıyormuş bu acıya.Acının da acısı vardır ben de biliyorum.

Ama kalbim kaldırmıyor artık,öylesine yorgun,öylesine gecmişim ki kendimden,artık insanlar bile vazgeçer olmuş benim bu halimden.Zaman diyorum,ilaç diyorum,bu da gecer diyorum.Ama itiraf edeyim mi sana buna artık ben de İNANMIYORUM…

Herşey yalan olabilir…

Ve hiç duymadığım yalanları söylemiş olabilirsin…

Kafamda dolaşırken binlerce soru işareti…

Sana dair tüm bilinmezliklerim ve yarım kalmışlıklarım…

Seni savunacağım kendime karşı

Yalan olabilirsin…Yalancı da…

Ama sen benim doğrumdun!…

Hayat beni sevmedi yolcu…!

Posted in Aşka Dair etiketler ile on Aralık 31, 2008 by qizem


Susuyorum bugünlerde… Sustukça susuyorum.Konuşmasın istiyorum yüreğim… Haykırmasın hissettiklerini… Dökmesin içindekileri… İçin için ağlıyor ama sesi çıkmıyor yüreğimin… Usul usul acılarının denizinde boğuluyor sessizce…

Hala öğretemedim gözyaşlarıma akmamayı… Söz dinlemiyorlar bir türlü. Ben durdurmaya çalıştıkça onlar inadına süzülüyorlar yanaklarımdan… Oysa kolay kolay akmazdı benim gözyaşlarım… Şimdiyse sel olup akıyorlar. İsyan ediyorlar sanki yürek acıma… Onu susturdun ama beni susturmayı hala öğrenemedin der gibi hiç durmamacasına akıyorlar.

Küçüğüm hala…
Büyütemedi beni geçen zaman.
Yaşadığım acılar adam edemedi beni…
Uslandıramadı.

Elma şekeri elinden alınmış ufak bir kız çocuğuyum adeta…
Kumdan kaleleri yıkılmış, düşmüş,
Dizleri paramparça olmuş bir kız çocuğu…

Şimdilerde bir “veda” sahnesinin başrolünde oynuyorum parçalanmış dizlerim, ufacık ellerimle…

Yüreğimin yolcuna el sallıyorum.
Damarımdaki kanı akıtıyorum.
Acıma derman olamıyorum.
Bile bile yaramı kaşıyorum, daha çok kanatıyorum.

Ne elimden alınmış elma şekerim, ne parçalanmış dizlerim ne de avuçlarımdan kayıp giden yıllarım umrumda değil yolcumun acısının yanında…
Tutamadığım biri var hala…
Kendime saklayıp, tenine dokunamadığım biri…
Adının her geçtiği yerde yüreğimin tellerine dokunan, içimi acıtan , beni yaşayan bir ölüden farksız kılan biri…

Ben onu sevdim, o nefret etmeyi…
Ben onu özlemeyi sevdim, o uzak diyarlara gitmeyi…
Ben onu seçmeyi sevdim, o bizi darmadağın edeni…

Artık bitmeli, son bulmalı bu “veda” sahnesi… Perde kapanmalı. Seyirciler hep bekledikleri bu hazin sonu alkışlamalı… Sen yaş olup akarken gözümden, onlar hüzün bulutlarını getirmeli üzerime üzerime…

Üzgünüm…!
Hayat beni sevmedi yolcu…!

Bir ömür kaç’a satılır?

Posted in Aşka Dair etiketler ile on Aralık 31, 2008 by qizem

Bir ömür kaç’a satılır?
Değeri varmıdır?
Alıcısı çıkarmı?
Ya da eldemi kalır?

Bilmiyorum. Ben ömrümü satmadımki hiç.

Ben ömrümü Hibe ettim.
Bir ömür nasıl mahfedilirse öyle mahvettim.

Üzüldüğüm hibe ettiğime değil asla. Üzüldüğüm, hibe ettiğimin ömrüme ihtiyacının olmaması.

Oysa bilseydim ömrün bu kadar yavaş, acıların ise o denli hızlı ve dayanılmaz olduğunu… Ah Bilseydim hibe edermiydim..

Yüreğimde açılmış yaralar, dilime dolanmış anlamsız bir şarkı var şimdi.

Her kelime yalan, her yürek vefasız
Can üzgün perişan, can suskun kararsız
Çek git diyor şeytan, git sessiz sedasız
Ve gittiğin zaman sanma ki,
Ağlayıp sızlarlar ardından..

Ben bu dünyadan
Dosttan, düşmandan
Aldım payımı gidiyorum
Günahlarımla, sevaplarımla
Aldım başımı gidiyorum…

Gitgide yüreğime, ince bir sızı girse
Gizli bir ateş beni yaksa da gidiyorum..

Oysa ne hayallerim vardı yarınlar için sakladığım. Her mevsim için ayrı, her sonraki mevsim için daha ayrı olan..

Mesela Sonbahar için hayallerim vardı. Alabildiğince ıslanmak yağan yağmurda. Sonrasında ise sıcak iki bardak çay…

Gelen çaylar ise hep bir bardak oldu. Hoş, zaten sonbahar yağmurlarıda hiç hayalimdeki gibi yağmadı.

Şimdi elimde yarınlar için biriktirdiğim hayallerim var. Yarınlar ise çoktan “Dün” oldu.

Peki ya hayallerim?
O kadar da biriktirmiştimki..

Sahi!!

Satsam diyorum. Satsam hayallerimi alan çıkarmı ki??
-Birinci el.
-Hiç kullanılmamış
-İlk günkü gibi
-Orijinal
-İlk sahibinden satılık hayallerim var.

Bu gece senden vazgeçme vakti..

Posted in Aşka Dair etiketler ile on Aralık 31, 2008 by qizem

Bu gece son???

Bu gece senden vazgeçme vakti..

Satırları gözyaşlarıyla ıslatıp, titrek ellerleimzalama vakti bir sevdayı bitirişi..

İçinde olduğun hayallere son vermek vakti…Artık nasıl olacaksa olacak işte..

Bu gece bütün yas tutulup bu sayfa kapanacak hani derler ya; gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçecek bu gece hepsi ve bitecek devam etmemek üzere..

Bu film beni kahretmemek için son gösterisine çıkacak bu gece..
Kendime verdiğim sözü tutamam belki, gönlüme hakim olamam da aklıma düşersin diye; uzak duracağım seni hatırlatan her şeyden..
Kalbimde bıraktığın izleri de görmezden geleceğim..
Belki gecelerce uyumayacağım sırf rüyalarıma girmediye..


Anlamadığım ne var biliyor musun?
Hayatıma bu kadar kolay girmişken sen, niye çıkmıyorsun kalbimden?
Aklıma geldikçe niye süzülüp akıyorsun gözlerimden?

Uzun bir gece olacak belli..
Yeni sabaha sensiz uyanabilmek için bitirmeliyim gecenin karanlığında hepsini..

Bu gece bitsin diye bu sevda her şeyimi ortaya koydum..
Bitsin diye bu masal ben mutsuz sona razı oldum..
Sandığın kadar güçlü biri değilim belki de..
Belki de konu sen olunca dayanamadım daha fazla..
Daha fazla güçlendirebilecekken sen bitirdin bu kalbi belki de bilmeden..
Aşar beni bu konu..


Bu kadar severken üzülmek, beklemek, ümit etmek, gelmeyeceğini bilerek yollarını gözlemek, tüm hayallerde başrolleri sana vermek, rüyalarda seni görmek..
Bırak kimyamı, bunlar akla da mantığa da aykırı… Senden sonra tövbe etsem bir daha sevmesem..

Sözümden dönmesem, sevmesem de kalbimin taş oluşunu izlesem..
Akmasa gözlerimden yaş da artık hissetmesem..
Duygu nedir bilmesem..

Ya da mutlu sonla bitse de bu masal sen çıkıp gelsen..
Bir ihtimal ya, gece bitmeden bir yerlerden seslensen..
Bende tüm yazdıklarımı bir bir karalayıp silsem..
Zor olacak seni bitirmek anlaşılan..
Veda yazımda bile bir umut bir ümit varken zor olacak bu tören.
Sen yine de acele et…


Ya gönlüme dokunuşunun ilk gecesi,
Ya da kalbimdeki son gecen, bu gece…